ALTIN
 
DOLAR
 
STERLİN
EURO
 

HERKES NE YAPTIĞINI BİLSİN DİYE

 

14 Kasım 2023 04:36
HERKES NE YAPTIĞINI BİLSİN DİYE

HERKES NE YAPTIĞINI BİLSİN DİYE

Kılıçdaroğlu’nun seçildiği kurultayda delegeydim.

Benimle konuşuyordu.

Gönderdiğim projelerden dolayı teşekkür yazısı göndermişti.

31 Ocak 2011 tarihli ıslak imzalı o mektupta,

-Sunduğunuz görüş ve önerileriniz bizler için çok değerlidir ve dikkatle not edilmektedir diyor, teşekkür ediyor ve bu tür önerilerime devam etmemi istiyordu.

2011 Genel Seçimleri yaklaşıyordu.

Sağda, solda milletvekili olacağım söyleniyordu.

Önceki Baro, Belediye Başkanımız, Milletvekilimiz Cemal Akın’la, bir gün İnönü Heykelinin orada karşılaşıp hal hatır etmiştik.

Ak Parti’den aday adayıydı.

-Yav gardaş, sen Meclise gidiyorsun. O bilgiler geliyor. İnşallah beraber oluruz orada demişti.

Bu yazıyı okuyunca hatırlayacaktır.

2010 Ekiminde yapılan Baro Başkanlığı seçiminde, ben profil kaybıyla milletvekilliği seçimi sürecine gireyim diye, o zamanki CHP il yönetimi, otuz kadar CHP’li avukatı, Ak Partili aday arkadaşıma oy verdirmişti.

Sayımda, ‘liste benim, başkan diğer aday’ şeklinde çıkan oyları işaretliyordum.

Kazanan arkadaşım,

-Abi seni CHP’liler kaybettirdi demişti.

Adayların belirleneceği sıralar,

-Aslanoğlu’ndan kurtulduk, şimdi Sarıoğlu mu? denerek bana tavır alınmıştı.

Çanta elimde adliyeye giderken Belediye Meclis Üyesi bir arkadaşla karşılaştım.

Durmuş, telefonla konuşuyordu.

Selam vermeden, hatırını sormadan geçemeyecek denli arkadaştık.

Vaktim dardı, selam vereyim diye yüzüne bakıyordum.

O her bakışımda sırtını dönüyordu.

Ben de beraberinde, üç yüz altmış derece dönmüştü gerçekten.

Bir profesör arkadaşımın bile, o ortak tavra uyduğunu görmüştüm.

Arguvan Belediyesinin bir müzik programındaydım.

Gençler özellikle çağırmışlardı beni.

En önde oturuyordum.

Orada herkesin adını saydılar, selamladılar; beni es geçtiler.

Seçim çalışmalarım içinde ne yapsam, nereyi ziyaret etsem basınımız haber yapıyordu.

Çalışmalarımı, ziyaretlerimi azalttım.

Bir gün basından bir arkadaşımla karşılaştığımda,

-Başkanım seni tam sayfa haber yapacağız dedi.

-Aman durun, yapmayın. Zaten göze batıyorum dedim. Anlayışla karşıladı,

-Tamam başkanım, onun için sormadan haberi yapmadık dedi.

Sonuçta listeye konulmadım tabii.

2011 seçimleri yapıldı.

CHP yüzde 25.88 oy aldı.

Sonuçlar yine hüsrandı.

Ve Olağanüstü Kurultay çağrısı yapıldı.

Noterden imza verdim.

Yedi kişiydik.

Açıklamamızı arkadaşların bilgisiyle ben yazdım ve basına verdim.

Tabii ki, böylece kara listeye alınmış oldum.

Bir ilçe başkanı, ‘sen artık milletvekili olmayı unut!’ anlamında, sosyal medyada,

-Sayın Sarıoğlu, sizin CHP’de siyasi hayatınız artık bitmiştir diye yazmıştı.

2015 seçimleri öncesi yapılan ön seçimde az bir farkla sonunculuğu kaybetmiştim!

Bir esnaf partili, dükkanın yanından geçerken önüme çıktı,

-Biz bunu sana nasıl yaparız. Bizim kültürümüzde ‘misafire’ böyle yapmak yok diye konuşurken gerçekten gözlerinden yaş geliyordu.

Önceki dönem milletvekilimiz Muharrem Kılıç aradı,

-Selahattin Bey seni tebrik ederim, bu şartlarda, vallahi çok güzel oy aldın dedi.

Gelelim bu güne…

Kurultayın ilk turunda Özgür Özel 18 oy fazla almıştı.

Malatya 14 oyunu Kılıçdaroğlu’na verseydi, ikinci tura Kılıçdaroğlu önde girer ve büyük bir olasılıkla kazanırdı.

Malatya’nın, Türkiye genelinde Özgür Özel’e çalışmakla ona kazandırdığı oyun sayısı da büyük bence.

Demek ki, Malatya, Kılıçdaroğlu’nu destekleseydi ilk turda kazandırırdı

Evet, Malatya Kılıçdaroğlu’nun kazanmasına yeterdi, kaybetmesine yetti…

İki tarafa bir çift sözüm var.

Birinci sözüm, Kılıçdaroğlu’nun yanında duranlara:

Zamanında Kılıçdaroğlu’na karşı imza verdim diye beni aforoz ettiniz.

-Sizin CHP’de siyasi hayatınız bitmiştir dediniz.

Ön seçimde sondan ikinci yaptınız.

Soruyorum,

-Kılıçdaroğlu’nu uzaklaştıranlara ne diyeceksiniz şimdi??

İkinci sözüm Kılıçdaroğlu’na karşı duranlara:

2011’de, başarılı olamadı diye Kılıçdaroğlu’na karşı imza verdiğim için neler yaptınız bana?

Bu imzadan sonra aradan on iki yıl ve 8 seçim geçti.

Bir ilerleme olmadı, hep yenildi.

On iki yıl heba oldu.

Bunun böyle olacağını on iki yıl önce söylemiştim.

Siz benden 12 yıl geride kaldınız.

-Hangimiz haklıyız?

İki tarafa birden soruyorum:

-Bir özür borcunuz yok mu??

Not: Herkes ne yaptığını bilsin, yeni kuşaklar da öğrensin diye yazıyorum.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.