Malatya, tarih boyunca yetiştirdiği değerli isimlerle kültürünü, edebiyatını ve insan hikâyelerini nesilden nesile aktaran önemli bir şehir olmayı sürdürdü. Bu topraklardan çıkan birçok yazar, araştırmacı ve fikir insanı, kaleme aldıkları eserlerle Malatya’nın ruhunu, coğrafyasını ve toplumsal yapısını en yalın haliyle anlatmayı başardı.
Yıllarını bu şehre adamış, Malatya’yı yazılarıyla, kitaplarıyla anlatan ve gelecek kuşaklara aktaran isimler, bugün hâlâ aynı azim ve sorumlulukla çalışmalarına devam ediyor. Toplumu aydınlatma adına ortaya koydukları eserler, sadece birer kitap değil; aynı zamanda Malatya’nın hafızası niteliği taşıyor.
Geçmişte bu şehre büyük katkılar sunmuş, bugün aramızda olmayan Raşit Kısacık, Erdal Karabağ ve Celal Yalvaç gibi isimler rahmetle anılırken; bugün hayatta olan ve Malatya için üretmeye devam eden Atilla Kantarcı, Asım Demirkök, Kemal Deniz, Ziya Kesiriklioğlu ve Nezir Kızılkaya gibi değerli isimler ise yeterince takdir görmeden çalışmalarını sürdürüyor.
Toplumun en büyük eksikliklerinden biri de tam bu noktada kendini gösteriyor: Yaşayan değerlere gereken ilginin ve vefanın gösterilmemesi. Çoğu zaman insanlar, değerini ancak kaybettikten sonra fark ediyor. Oysa ki, hayattayken verilen bir teşekkür, gösterilen bir saygı ve hissedilen bir vefa; en büyük ödül niteliği taşıyor.
“Öldükten sonra gösterilen sevgi ve saygının, artık geri dönüşü yoktur” anlayışıyla yapılan değerlendirmeler, toplumun bu konudaki çelişkisini gözler önüne seriyor. Nitekim halk arasında sıkça kullanılan “Kör ölür, badem gözlü olur” sözü de bu gerçeğin en net ifadesi olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar ve kanaat önderleri, bu durumun değişmesi gerektiğini vurgularken, özellikle yerel değerlerin hayattayken sahiplenilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü bir şehri şehir yapan, sadece binalar değil; o şehirde yaşayan, üreten ve değer katan insanlardır.
Malatya’nın kültürel mirasını yaşatmaya devam eden bu kıymetli isimlere sahip çıkmak, sadece bir vefa borcu değil; aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en önemli miraslardan biri olarak görülüyor.
Topluma düşen en büyük görev ise açık:
Değerlerimizi kaybetmeden önce kıymetini bilmek, yaşarken sahip çıkmak ve unutulmalarına izin vermemek.


MALATYA BŞB AMPUTE TAKIMI EVİNDE AĞIR YARA ALDI: 6-1
MALATYA BŞB ENGEL TANIMADI: DEPLASMANDA FARKLI GALİBİYET, LİDERLİK KOLTUĞU!
BATTALGAZİ BELEDİYESPOR SAHASINDA KAZANDI: 2-1
MALATYA’DA FECİ KAZA: 3 ARAÇ BİRBİRİNE GİRDİ, 1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ.







