Toplantıdan Kare Var, Gençlere Çare Yok: Girişimcilik Sadece Masada mı Kaldı?
TOBB Malatya Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Abdurrahman Baydemir başkanlığında gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısında, şehrin girişimcilik ekosistemi, gençlerin sorunları ve çözüm önerileri ele alındı. Resmî açıklamalara bakılırsa her şey konuşuldu, her konu değerlendirildi, her mesele masaya yatırıldı. Ancak kamuoyunda yükselen soru çok daha net: Gençler için bugüne kadar somut olarak ne yapıldı?
İddialara göre, Malatya’da genç girişimcilik başlığı uzun süredir toplantı salonlarının vazgeçilmez süsü haline geldi. Fotoğraflar çekiliyor, protokol sıraları kuruluyor, başarı cümleleri peş peşe diziliyor. Fakat iş kurmak isteyen gençler krediye ulaşamıyor, sermaye bulamıyor, destek mekanizmalarına erişemiyor, bürokrasi karşısında yalnız bırakılıyor.
Şehirde birçok genç, girişimcilik hayalini başka illere taşırken; burada yapılan toplantıların çoğunun sonuç üretmeyen temennilerden ibaret kaldığı öne sürülüyor. Gençler ise soruyor: Her toplantıda sorunlar konuşuluyor da neden sorunlar bitmiyor?
Malatya’da deprem sonrası ekonomik toparlanma için genç beyinlere, yeni fikirlere ve cesur yatırımlara ihtiyaç varken, bazı kurulların hâlâ klasik toplantı düzeniyle vakit geçirdiği eleştirileri yapılıyor. Girişimci gençlerin beklediği şey; alkışlı toplantılar değil, hibe programları, kuluçka merkezleri, mentorluk ağları, yatırımcı buluşmaları ve gerçek destek paketleri.
İddialara göre birçok genç, “Bizim adımıza konuşan çok ama yanımızda duran az” diyerek mevcut tabloya tepki gösteriyor. Çünkü girişimcilik yalnızca konuşularak gelişmez; risk alan gence omuz verilirse büyür.
Şehrin geleceği gençlerin elindeyse, o gençlerin önüne kaç kapı açıldı? Kaç işletme kuruldu? Kaç projeye kaynak sağlandı? Kaç gencin göç etmesi engellendi? Kamuoyunun cevabını beklediği asıl sorular bunlar.
Sonuç olarak Malatya’da genç girişimcilik adına yapılan her toplantı değerlidir. Ancak toplantıdan çıkmayan icraat, gençler için sadece yeni bir hayal kırıklığına dönüşür. Bu şehir artık fotoğraf değil, fırsat görmek istiyor. Çünkü gençler konuşulmak değil, desteklenmek istiyor.

Güneş Var Ama Aydınlatan Yok: GES Toplantıları Yatırım mı, Oyalama mı?
Odanın ev sahipliğinde düzenlenen Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarına yönelik bilgilendirme toplantısı, kâğıt üzerinde umut, salonda ise bolca tekrar ve belirsizlik üretti. “Güncel gelişmeler” başlığı altında sunulanların ne kadarının gerçekten yeni olduğu ise katılımcıların aklındaki en büyük soru işaretiydi.
İddialara göre; toplantıda anlatılan yatırım süreçleri, yıllardır değişmeyen bürokratik engellerin cilalanmış bir versiyonundan ibaretti. Sunumlarda “fırsat” olarak pazarlanan başlıkların, sahada yatırımcıyı zorlayan gerçeklerle örtüşmediği sıkça dile getirildi. Özellikle TEİAŞ kapasite imkanları konusunda yapılan anlatımların, pratikte yaşanan kapasite yetersizliği sorunlarını gölgelediği öne sürüldü.
Enerji sektöründe yatırım yapmak isteyen girişimciler için en kritik konu olan teşvik mekanizmaları ise toplantının en tartışmalı başlığı oldu. Katılımcılar arasında konuşulanlara göre; teşvikler anlatıldı ama nasıl alınacağı, kimlerin gerçekten faydalanabildiği ve sürecin ne kadar sürdüğü konusunda netlik sağlanamadı. “Teşvik var ama ulaşabilene aşk olsun” yorumları kulislerde yankılandı.
Toplantının en dikkat çeken yönlerinden biri de, yatırımcının gerçek sorunlarına somut çözümler sunmak yerine, genel geçer ifadelerle sürecin “anlatılmış” olmasıydı. Sektör temsilcileri, bu tür organizasyonların artık bilgi vermekten çok zaman tükettiğini, yatırımcının ise net yol haritası beklediğini dile getirdi.
Eleştiriler bununla da sınırlı değil. İddialara göre; bu tür toplantılar, sahadaki tıkanıklıkları çözmek yerine, “her şey yolunda” algısı oluşturmayı hedefliyor. Oysa gerçekler farklı: kapasite sınırlı, süreçler uzun, maliyetler yüksek ve yatırımcı hâlâ aynı soruları soruyor.
Sonuç olarak, GES yatırımları gibi stratejik bir alanda düzenlenen bu toplantı, beklentileri karşılamak bir yana, mevcut soru işaretlerini daha da büyüttü. Güneş enerjisi konuşuluyor ama sektör temsilcilerine göre ortada hâlâ ciddi bir “aydınlanma” yok.
İddialara göre, oda yönetiminde koltuk çok, unvan çok, “başkan vekili” çok… Ama sahaya inince üretim yok, çözüm yok, sonuç yok. Herkesin kartvizitinde makam yazıyor ama Malatya’nın sanayisinde alarm zilleri çalıyor. Fabrikalar kapanıyor, esnaf kan kaybediyor, gençler iş bulamıyor. Buna rağmen bazı çevrelerin toplantı salonlarında başarı hikâyesi anlatması tepki çekiyor.
Deprem sonrası ayağa kalkması gereken şehirde, sanayicinin enerji maliyeti artmış, yatırımcının morali düşmüş, üreticinin sermayesi erimiş durumda. Buna rağmen yapılan bazı etkinliklerin daha çok yemekli toplantılar, özel davetler ve gösterişli organizasyonlardan ibaret kaldığı öne sürülüyor. Vatandaş ise soruyor: Fotoğraf vermekle şehir kalkınır mı?
Malatya’nın bugün en büyük ihtiyacı; tabelası büyük makamlar değil, sahada ter döken, yatırımcıya yol açan, sanayicinin elinden tutan gerçek iradedir. Eğer biraz daha az protokol, biraz daha çok azim ve çaba gösterilseydi; deprem sonrası Malatya çoktan toparlanma yoluna girmişti.
Şehrin fabrikaları neden kapanıyor? Üretici neden başka illere yöneliyor? Gençler neden geleceği başka şehirlerde arıyor? Bu soruların cevabı verilmeden yapılan her toplantı, kamuoyunda sadece vakit kaybı olarak görülüyor.
Malatya artık sunum değil çözüm istiyor. Alkış değil yatırım istiyor. Ünvan kalabalığı değil, icraat görmek istiyor. Çünkü bu şehir, gösterişle değil üretimle ayağa kalkar.


Okul Çevrelerinde Güvenlik Seferberliği: Denetimler Aralıksız Sürüyor.
Cemil Çiçek “Özallı Yıllar” Konferansında Tarihe Işık Tutan Konuşma Yaptı
Malatya Turizmi Masaya Yatırıldı: Başkan Er’den Önemli Mesajlar







