Akçadağ Sulama Birliği'nde son dönemde yaşanan gelişmeler kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaya devam ediyor. Birlik yönetimine yönelik ortaya atılan iddialar ve çalışanlardan gelen şikâyetler, kurum içerisinde huzursuzluğun giderek arttığı yönündeki görüşleri güçlendiriyor.
Vatandaşlar ve bazı çalışanlar tarafından dile getirilen iddialara göre, kurumda farklı düşüncelere tahammül edilmediği, baskıcı bir yönetim anlayışının hâkim olduğu ve birçok kişinin çeşitli gerekçelerle işinden uzaklaştırıldığı öne sürülüyor. Özellikle "mobbing" iddiaları, kamuoyunda en çok konuşulan konular arasında yer alıyor.
Birlik yönetiminin vatandaşların taleplerini yeterince dikkate almadığını savunan bazı kesimler, "Ben yaptım oldu" anlayışının kuruma zarar verdiğini ifade ediyor. Sulama hizmetlerinin doğrudan üreticiyi ve çiftçiyi ilgilendirdiği düşünüldüğünde, kararların ortak akılla alınması gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, yönetimin eleştirilere kulak vermesi gerektiğini dile getiriyor.
Kurumlarda makamlar kalıcı değil, hizmet anlayışı kalıcıdır. Ancak gelen tepkilere bakıldığında, Akçadağ Sulama Birliği'nde istişare kültürünün yerini tek taraflı kararların aldığı yönünde ciddi eleştiriler bulunuyor. Çalışanların sesini duymayan, vatandaşın talebini önemsemeyen ve eleştiriyi tehdit olarak gören bir yönetim anlayışının uzun vadede kuruma fayda sağlamayacağı değerlendiriliyor.
Bugün kamuoyunun sorduğu soru oldukça nettir: Akçadağ Sulama Birliği'nde yaşanan bu tartışmaların sebebi nedir? Eğer ortada haksızlık iddiaları varsa neden açıklama yapılmıyor? Eğer çalışanların ve vatandaşların dile getirdiği sorunlar gerçeği yansıtmıyorsa neden şeffaf bir şekilde kamuoyu bilgilendirilmiyor?
Unutulmamalıdır ki kamu hizmeti yürüten kurumlar, güç gösterisi yapmak için değil, vatandaşın derdine çözüm üretmek için vardır. Makamın ağırlığı, insanları susturmakla değil; adaletli, şeffaf ve kapsayıcı bir yönetim anlayışı sergilemekle ortaya çıkar.
Akçadağ Sulama Birliği'nde suların neden durulmadığı sorusu cevap beklerken, kamuoyu da yaşanan iddialara ilişkin açıklama ve şeffaflık talebini sürdürmeye devam ediyor.
Dilek Kiraz








