Malatya'da Hayat Ateş Pahası: Şimdi de Patates ve Soğan Lüks Oldu!
Malatya'da Patates de Lüks, Soğan da... Sırada Nefes Almak mı Var?
Malatya'da artık pazara gitmek alışveriş yapmak değil, adeta fiyatlarla yüzleşme cesareti göstermek oldu. Bir zamanlar "fakirin dostu" denilen patates ve soğan bile zam şampiyonları arasına girdi. Görünen o ki artık dar gelirlinin sofrasına değil, vitrinlere yakışıyor.
Yetkililer pembe tablolar çizmeye devam ederken, vatandaş pazarda adeta matem tutuyor. Cüzdanlar boş, fileler boş, umutlar ise her geçen gün biraz daha eksiliyor. Ekonomi kâğıt üzerinde büyüyor olabilir ama pazarda küçülen tek şey vatandaşın alım gücü değil; sofralar, hayaller ve yaşam standardı da küçülüyor.
Eskiden "Eti alamıyorsan patates ye, soğan ye" diyenlere bugün tek bir soru sormak gerekiyor: Patatesi de alamayan ne yiyecek? Bu soruya cevap verebilen varsa, buyursun Malatya pazarlarında vatandaşın yüzüne baksın.
Dar gelirli aileler artık hesap makinesiyle alışveriş yapıyor. Market arabaları değil, zamlar dolup taşıyor. Etiketler neredeyse her gün değişiyor ama maaşlar yerinde sayıyor. Zam haberleri o kadar sıradanlaştı ki, indirime rastlayan vatandaş neredeyse bayram ilan edecek hale geldi.
İşin en acı tarafı ise kimsenin bu tabloya şaşırmıyor oluşu. Çünkü zamlar artık istisna değil, alışkanlık haline geldi. Vatandaşın cebi boşalırken, sabır taşı çatlıyor. "Geçim var" diyenler ile "geçinemiyoruz" diye haykıranlar arasında uçurum her geçen gün büyüyor.
Patates ve soğanın bile lüks sayıldığı bir ülkede refahtan söz etmek, aç sofraya zenginlik masalı anlatmaktan farksızdır. Mutfakta yangın var deniliyordu; artık yangın evi çoktan sardı. Görmeyen gözler, duymayan kulaklar ve çözüm üretmeyen anlayış yüzünden bedeli yine vatandaş ödüyor.
Bugün patates ve soğan zamlandı, yarın hangi temel gıda ürününün ulaşılmaz olacağını kimse bilmiyor. Market ve pazar etiketleri neredeyse her hafta değişirken, vatandaşın maaşı yerinde sayıyor. Bu tabloyu görmezden gelmek, yaşanan ekonomik sıkıntıyı inkâr etmekten başka bir anlam taşımıyor.
En ağır yükü ise dar gelirli aileler, emekliler ve sabit gelirle yaşam mücadelesi veren vatandaşlar taşıyor. Evine ekmek götürmekte zorlanan aileler, çocuklarının beslenmesini nasıl karşılayacağını düşünür hale geldi. Mutfaktaki yangın artık sadece bir benzetme değil, herkesin birebir yaşadığı acı bir gerçek.
Malatya'da vatandaşın ortak sesi artık tek cümlede özetleniyor: "Geçinemiyoruz." Sofralar küçülüyor, alışveriş poşetleri hafifliyor, hayat ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Allah, özellikle emeklinin, asgari ücretlinin, işsizin ve dar gelirli ailelerin yardımcısı olsun. Çünkü görünen o ki zamların freni patlamış durumda. Böyle giderse yakında pazarda fiyat sormak bile cesaret isteyecek. O gün geldiğinde kimse çıkıp da "Vatandaş neden isyan ediyor?" diye sormasın. Çünkü boş tencerenin sesi, en gür sestir.
Dilek Kiraz
.png)

Malatya Merkezli Operasyonda Zehir Tacirlerine Ağır Darbe.
İki Ana Arterde Çalışmalar Hız Kesmeden Devam Ediyor.
CHP Malatya İl Başkanlığı, Vali Seddar Yavuz’u Makamında Ziyaret Etti.







