REFLÜNÜN SIK GÖRÜLEN 8 BELİRTİSİNE DİKKAT!
Sağlık, 28 Mart 2024 22:57
Reflü sadece yediklerinizin ağzınıza gelmesi ile görülmez
Reflüyle ilgili son dönem çalışmalar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hastalığın görülme sıklığının her geçen gün arttığını ortaya koydu. Yani bir başka deyişle reflü şüphesiyle sağlık kurumlarına başvuranların sayısı önceki yıllara oranla arttı. Hemen her yaşta rastlanabilen reflünün en sık görülen belirtileri ise şöyle sıralanabilir;
1. Ağrılı yutma ve yutma güçlüğü
2. Besinlerin ağza gelmesi
3. Boğazda takılma hissi
4. Yemek borusunda yanma
5. Kronikleşmiş öksürük
6. Ses kısıklığı
7. Hırıltılı solunum
8. Bulantı ve kusma
Kişinin yaşam kalitesini bozan ve özellikle yemek sonrası baş gösteren bu belirtiler bazen uykudan uyandıracak kadar ağır seyredebilir; dahası sırtta, boyunda, çenede, kollarda ve göğüste ağrıya neden olabildiği gibi kalp krizi belirtileri ile de karıştırılabilmektedir.
Tanı için her zaman endoskopi şart değil
Reflünün tanısı çoğunlukla klinik olarak konur. Hasta reflüye ait şikayetlerinden bahsettiğinde hekimin yönelttiği sorular eşliğinde reflü tanısına ulaşılır. Bazen de tedaviden tanıya gidilir. İlaç reçete edilen hastanın şikayetleri geriler ise kontrol muayenesinde reflü tanısı konulur. Yani endoskopi her zaman, her hasta için gerekli değildir. Ancak uzun süreli reflüsü olanlarda hastalığın derecesini, yemek borusundaki tahribatı ya da kalıcı değişiklikleri, ülser ve yara varlığını tespit edebilmek için endoskopi çok önemlidir. Bunun yanı sıra hasta 50 yaşını geçmiş ve yeni başlayan bir yutma güçlüğü yaşıyorsa, ağızdan ya da makattan kanama, büyük abdestte gizli kan testinde pozitiflik, tedavi edilemeyen demir eksikliği anemisi, devam eden sürekli kusmalar, ani gelişen kilo kaybı ya da iştahsızlıkla karşı karşıya ise endoskopik değerlendirmenin mutlaka yapılması gerekir. Ayrıca birinci derece akrabalarda yemek borusu ya da mide kanseri öyküsü varlığında da mutlaka endoskopi önerilir.
Reflü tanısında kullanılan bir diğer yöntem de Ph Metre’dir. Yemek borusuna asit kaçışı olup olmadığı hastanın burnundan yerleştirilen çok ince bir hortumla değerlendirilir. 24 saat süren izlem sırasında, söz konusu hortum ve bağlı olduğu makine yardımıyla yemek borusundaki asit seviyesi ölçülerek geriye doğru kaçış olup olmadığı net şekilde ortaya konur. Ancak eğer reflüye ait cerrahi bir müdahale planlanıyor ya da hekim uzun süreli reflüsü olan hastada komplikasyon gelişmiş olması endişesi taşıyor ise endoskopi ve PH Metre birlikte de kullanılabilir.
Salçalı ve yağlı yemekler ile çikolata tüketimi şikayetleri artırabilir
Reflü tanısı alan hastanın tedavisinde ilk aşama yaşam tarzı değişiklikleri ve diyettir. Fazla kilolularda kilo verme, yatak başının yükseltilmesi, gece yatmadan 2 saat önce yeme içmenin kesilmesi ilgili şikayetleri azaltacaktır. Özellikle çikolata, salça, yağlı ve baharatlı yiyecekler, kafeinli ve asitli içecekler, çiğ sebze-meyveler ile sigara ve alkol mide asidini artırdıkları için uzak durulmalıdır. Eğer beslenmede bunlara yer verilecek ise gece reflüsünden korunabilmek adına akşam saatlerinde ve birlikte tüketmemeye özen gösterilmelidir. Ayrıca reflüsü olan hasta sıkı kemer ve korse de kullanmamalıdır çünkü karın içi basınç artar ise reflü kötüleşir. Ancak tüm bu yaşam tarzı değişikliklerine rağmen hastanın şikayetleri geçmiyor ise mutlaka ilaç tedavisine başlanmalıdır. Bu noktada hekim tarafından proton pompa inhibitörü denilen ilaçlar ya da antiasit şuruplar reçete edilebilir.
İlaç tedavisi yetersiz kaldığında endoskopik ve cerrahi yöntemlere başvurulabilir
Medikal tedaviye de yanıt vermeyen hastalarda ise sonraki aşamaları düşünmek gerekir. Bunlardan biri endoskopik, diğeri ise cerrahi yöntemlerdir. Cerrahi yöntemler (ameliyat) sadece yemek borusu ile kapakçık arasındaki gevşeklik çok ilerlemiş hastalarda düşünülür. Kapakçık gevşekliği çok ilerlememiş ve o bölgede herhangi bir fıtık kesesi oluşmamış hastalar içinse günümüzde en çok başvurulan yöntemlerin başında endoskopik reflü tedavisi gelir.
Stretta ile radyofrekans dalgaları kullanılarak, ameliyatsız tedavi mümkün
Stretta adı verilen ve son dönemde oldukça popüler hale gelen radyofrekans ablasyon yönteminde, ağızdan girilen bir kateter yardımıyla bölgede radyofrekans dalgaları kullanılarak sıkılaşma sağlanır, mide asidinin geriye kaçışı engellenir. Daha çok mide kapakçığı açıklığı 3 cm’in altında olan genç hastalara uygulanabilmektedir. Ortalama yarım saat süren bu ameliyatsız yöntem sayesinde hasta aynı gün taburcu olabilir. Özellikle yaşam tarzı değişikliği, diyet ve ilaç tedavisiyle iyileşemeyen genç hastaları reflünün uzun vadeli risklerinden korumak için endoskopik tedaviler mutlaka düşünülmelidir.
Stretta kimlere uygulanmaz?
Endoskopik olarak gerçekleşen radyofrekans ablasyon yönteminde kullanılan akım karaciğer kistleri ve kalp ritim bozuklukları gibi hastalıkların tedavisinde yıllardır güvenle kullanılıyor olmasına rağmen şu kişilere uygulanmaz:
· 3 cm’den büyük mide fıtığı olanlar
· Yemek borusunda ileri derecede hasar ya da hücresel değişimi bulunanlar
· Akalazya hastaları
· 18 yaşından küçükler
· Hamileler
Sağlık, 28 Mart 2024 22:57
Yorumlar (0)
Malatya’da Silahlı Kavga: Ruhsatsız Tabanca ve Uyuşturucu Ele Geçirildi
Malatya CHP’de İddialar Zinciri: Kadın Kolları ve İl Yönetimi Sınavda
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Boğaziçi Üniversitesi’ne Dev Yatırım Müjdesi
USKD'nin 2026 Rotasında Su, Çevre ve Kadın Odaklı Projeler Var
Uzun Süre Ekrana Bakmak Miyop Hastalığını Artırıyor
Fırat EDAŞ’tan Eğitime Enerji Desteği
Battalgazi’de Şüpheli Ölüm: 39 Yaşındaki Emrah Erol Hayatını Kaybetti
Mustafa Kemal Atatürk’ün Malatya Ziyaretine 95 Yıl Sonra Aynı Gurur, Aynı İnanç
Malatya’da Tarihe Saygı: Atatürk’ün Gelişinin 95. Yılında Anlamlı Tören
Zabıta’dan 2025 Bilançosu: Binlerce İşletmeye İnceleme
Mesafeler Kalktı, Eğitim Kazandı: Buca’dan Doğanşehir’e Anlamlı Proje
Malatya’da Atatürk’ün Tarihi Ziyareti Unutulmadı: Vali Yavuz’dan Anlamlı Mesaj
Dilencilik Yapan Şahsa Müdahale: Mobil Huzur Ekibi Anında Yakaladı
HER BEL AĞRISI FITIK DEĞİLDİR
Bağışıklık, Metabolizma Ve Bağırsak Sağlığını Birlikte Destekleyen Çözüm
Büyükşehir Belediyesi Trafik Sorunlarını Masaya Yatırdı
Malatya’nın Projeleri TÜBİTAK 4006’da Yerini Aldı
Kayısı Üzerinden Siyaset Isındı: Ağbaba’dan Sert Açıklama
Bilim ve Teknolojide Yeni Nesil: DENEYAP Sahneye Çıkıyor
Eğitimde Yeni Dönem: Eski Malatya’ya Modern Merkez
Niyazi Mahallesi’nde Şantiye Alanında Yangın: Maddi Hasar Meydana Geldi
Fuhuşa Yer Teminine Darbe: Silah ve Yüklü Miktarda Para Ele Geçirildi
Topsöğüt’te Eğitim Gururu: Kursiyerler Sertifikalarını Aldı
Battalgazi Engelsiz Yaşam Merkezi Umut Olmaya Devam Ediyor
Büyükşehir Meclisi Şubat Toplantısında Önemli Kararlar Alındı
Ağustos’ta Kültür Rüzgarı: Türkiye Kültür Yolu Festivali Başlıyor
Dijitalleşme Var, İnsan Nerede?” Malatya’da Yaşlıların Doğalgaz Çilesi
Ekmek Almaya Çıkmıştı… Yeşilyurt’ta Ani Ölüm Mahallede Derin Üzüntü Yarattı
Gönüllü Fidan Dikim Çalışmalarıyla Geleceğe Nefes Oluyorlar
Malatya’nın Bitmeyen Sorunları: Alıştık, Kabullendik, Sustuk
Yeşilyurt’ta Açıktan Hırsızlık Olayı Aydınlatıldı: 3 Şüpheli Yakalandı
Çocuklarımızı Nasıl Koruyacağız?” Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar
Cansu Durkun: “Erkek kaşında hedef; fark edilmeden fark yaratmak”
Atkısız Çıkmayın, Boyun Sağlığınızdan Olmayın
Çınar Park Sosyal Tesisleri Modern Yüzüyle Hizmete Hazırlanıyor
Malatya’da 95. Yıl Gururu: Atatürk Anısına Satranç Turnuvası
MALATYA’DA ZEHİR TACİRLERİNE DARBE: 2 KİŞİ GÖZALTINDA
Mezarlıklar ve Çevresinde Sıkı Denetim: Dolandırıcılıktan Aranan Şahıs Yakalandı
Ramazan Paketleri Yetmiyor: Dar Gelirli Aileler İçin Kalıcı Çözüm Şart
