TÜRKÇE VE TÜRKLER

Gündem, 01 Ağustos 2024 17:35

TÜRKÇE VE TÜRKLER

Modern zamanın önümüze çıkardığı sorunları geleneksel yöntemlerle çözmek,

geleneksel sorunlarımızı da modern araçlarla çözmek gibi bir alışkanlığımız var.

 

Anlam ve değer dünyamızın dağınıklığı, dünya resmimizin olmaması bizi

kucağımızdaki sorunlarla başbaşa bırakıyor. Yeni bir şey değil. İki asırdır içinde

dağılıp durduğumuz sorunların kaynağı “anlam ve değer” dünyamızdaki dağınıklıktır..

İki asırdır var olmayı denedik,hala deniyoruz.. Yolun sonu belli..Çıkmaz sokak. Bu

çıkmaz sokakta iki asırdır bir ileri bir geri giderek yön bulmaya çalışıyoruz. Tüm bu

beceriksizliğimizin ağırlığı altında ezildiğimizde karşı bir savunma mekanizması

geliştirdi son yüzyılda..

 

 Mensup olduğumuz medeniyeti yermek..Hem de vicdansızca

ve bilgisizce.. Mensubiyet mesuliyet gerektirir.Mesuliyet

sorumluluğu,sorumluluk çalışmayı…Hepsinden uzağız,çalışmak ve üretmek en

zor iş. Bu yüzden en iyisi “Tarihe çatmak”...

İçinde boğulduğumuz sorunları sanki hepsini çözdük, hiç sorunumuz yok tek bir

sorunumuz “Selçuklu ve Osmanlı’nın resmi dili neden Farsça,neden Arapça” .Bu

bağlamda hareketle Osmanlı Türkleri sevmezdi, Selçuklu Türkleri sevmezdi, Arap

hayranlıkları vardı gibi deli saçması varsayımlarla kendimize “Entelektüel kimlik” inşa

etmeye çalışıyoruz.

Selçuklular ve Türkçe….

Selçuklular 960’da Cend’e indiklerinde yurtları yoktu. İslam medeniyetinin ortasına

gelip yerleşmişlerdir. Selçuk Bey akıllı ve ferasetli bir liderdi. Dışarıdan büyük bir

medeniyete girmenin üç yolu vardır. Ya Moğollar gibi yakıp yıkıp gireceksiniz

ya o medeniyet içinde erimeyi göze alıp gireceksiniz ya da Selçuklular gibi içeri

girip erimeden kalacaksınız. Selçuklular en zoruna talip olmuşlar İslam

medeniyetine girdiler ama diğer kavimler, diğer Oğuzlar gibi yok olup gitmediler.

İslam medeniyeti bir çay ise Selçuklular o çaya girdi eridiler yok olmadılar ama

çayında tadını değiştirdi diyor bir düşünür.

Selçuklular Cend’ e indiklerinde içinde oldukları medeniyet yaklaşık 500 yıllık büyük

bir medeniyetti. Dünyada yapılan tüm bilimsel ve felsefik metinlerin hepsi tercüme

edilmiş, Arapça gelişmiş Kindi’ler, Farabiler çıkmış, İbn-i Sinalar meydanda çatır çatır

eser veriyor.. Selçuklular bu zamanda neler yapıyor sorusu çok önemli bir sorudur.

Selçuklular izliyor,tartıyor, coğrafyayı tanıyor ve “Ben nasıl yönetirim bu coğrafyayı?

diyor,hesap kitap yapıyor,elindeki insan malzemesine bakıyor yeterli değil,

konuştukları dile bakıyor yeterli değil. Pragmatist davranıyor,teşkilatlanmaya ve

organize olmaya önem veriyor. Bu atılan temel ile kendinde yaklaşık yüz yıl sonra

nesli 1040’ da Dandanakan savaşı ile sahneye çıkıyor, Büyük Selçuklu Devleti’ni

kuruyor. Mevcud medeniyete ve kurumların hiçbirine karşı çıkmadan olduğu gibi

alıyor. Arapça resmi dil,bilimin ve felsefenin dili… Türkçe diye bir dil yok ortada

henüz. Tuğrul bey İslam aleminin dağınıklığını “ortak dil” inşa ederek kurmayı

amaçlıyor, ama bu dilin içinde Türkçe yok. Çünkü Türk yok henüz o coğrafya da..

“ortak dil”, sonra “ortak akıl” ve “ortak vicdan” ı oluşturup İslam dünyasını lideri

konumuna geliyor. 1100’lü yıllara gelindiğinde bilimde ve felsefede büyük yüzler

ortaya çıkmaya başlıyor Selçukluların himayesinde.

 

1200'lü yıllar bilimde ve felsefede adeta bir Türk asrı olmuştur. İslam aleminde

yazılan eserlerin yüzde doksanı 1200 ile 1300 arasında yazılmıştır.

Peki Selçuklular Türkçe’ yi neden kullanmadı. Hakim olduğu coğrafyanın ancak

yüzde onu Türk’dü. Nasıl Türkçe konuşulsun? O zamana kadar yazılmış ne bir

Türkçe felsefe metni, ne Türkçe bir matematik kitabı nede bir astronomi kitabı vardı.

Edebiyatın dili Farsça, bilim ve felsefenin dili Arapça idi. Türkçeyi bunların karşısına

nasıl konumlandırılacaktı.

Yazı M.Ö’ den önce 3500 yılında bulunmuş. M.Ö 7. yüzyılda yazılmış Homeros'un

eserleri var. Arapça 700’lü yıllarda başlamışlar tercüme metinlerine. Farslar eski bir

medeniyet. Dolayısıyla dil ile başa çıkmak mümkün değildi. Onlar mümkün olanı

yaptı. Türk aklını İslamla mayalandıktan sonra bu coğrafyada Acem ateşi içinde

yanmadan o ateşi de kontrol altına aldı. İşte Türklük bu idi… Tüm İslam alemini

kültürel olarak yakıp kavuran Acem ateşini kontrol altında tutmak.. Bu zor olanı

yapabilen mümkün olsaydı eminim ki Türkçeyi de resmi dil yapar, bilimin ve

felsefenin dili haline getirirdi. Öyle ki o dönemde Türklük bir şahs-ı manevi olmuştu.

Yapılan en zor ve en güzel işler hep Türklere mal edilirdi. Ki öyleydi de.. Selahaddin

Eyyubi bile Yemen savaşına El Harekat-ı Oğuziye ismini vermişti. Oğuz gibi yani

Türk gibi olmak.. Yönetimin hakkını vermişler. Rasyonalist davranmışlar. günümüzde

olduğu gibi entelektüel kompleksleri yok hangi sorunu neyle, nasıl çözüyorsa onu

yapmışlardır.

Tarihimizde ilk aklı başında yazılı Türkçe metin ancak 1274’de Yunus Emre

şiirlerinde olmuştur. Mutlu oluyoruz Türkçe ve Yunus Emre denilince.. Acı ama

gerçek olan şu olguyu da aklımızda tutalım. Yunus Emre’nin 1274’de şiirleri bir araya

toplandı. Oysa yazı M. Ö 3500 yılında bulundu. 4700 yıllık bir geçikme. Evet acı ama

ne yapalım gerçeğimiz bu. Tüm bunları bilerek bir entelektüel kimlik inşa etme

zorunluluğumuz var. Selçuklular koskoca bir İmparatorluk kurmuşlar Oğuzların

arasında konuşulan Oğuzca denilen dilimi resmi dil yapacaklardı sorusu can acıtıcı

bir soru? Bu sorunun cevaplarını vermek durumundayız.

Osmanlılar ve Türkçe…

Osmanlılar Selçuklular kadar talihli değillerdi. Zira Selçuklular 500 yıllık bir İslam

medeniyeti içinde var oldular. Ama Osmanlı öyle değildi. Batı Anadolu henüz islamla

tanışmamıştı. Kuruluş döneminde Osmanlı halkını yüzde yetmişi gayrimüslim. Yüzde

otuzluk müslüman kesim ise değişik mezhep ve inançlara sahipti. Kısaca Osmanlının

işi Batı Anadolu da çok zordu. Bizans surlarının hemen dışında kurulan bir beylik…

Beylik ama devlet rüyası görten bir beylilk..Osmanlıyı sadece çadırdan ibaret

sanmak yanılgıların en büyüğü olur. Tarihi tecrübeleri hep heybelerinde taşımışlar.

Yeri ve zamanı beklemeyi bilmişler. 1299 da kurulduğundan kısa bir süre sonra

hemen kurumsallaşmaya başlamıştır. Orhan Gazi 1337 de İznik'te ilk medreseyi

kurmuş. Medresenin başına getirdiği kişi Selçuklu devlet geleneğini sindirmiş,

Anadolu irfanına en uygun şahsiyet olan Davudi Kayseri’ yi getirmiştir. Büyük bir

devlet rüyası var bunun için hukuk bilen ve şehirlerde kasabalarda kadılık yapacak

yöneticilik yapacak adamlara ihtiyaç var. Medreseler onlarca yıl hukukçu yani fakih

yetiştirmişler. Bilim ve felsefe çalışmaları başlamış. Bilimin dili hala Arapça tabi. Ama

o dönemde dikkat edilmesi gereken konu Türkçenin “terim” yoksunluğu konusudur.

Türkçe terim bakımından yoksul olduğu için henüz bilimde ve felsefede

kullanılamıyor. Bir mantık kitabını mesela Türkçe yazmak mümkün değildi. Ama I.

Muratla beraber Türkçeleşme hareketi başlatılmış, yavaş yavaş “pratik bilimler”

Türkçe yazılmaya başlandığı olmuştur.

Ordunun dili her zaman sorun olmuştur. Onlarca değişik milletten teşkil edilen bir

ordu ancak 1502 tarihinde Türkçe konuşmaya başlamıştır.Türkçe’ de bu tarih milad

olmuştur. Bu tarihten sonra yazılan çoğu eser Türkçedir. Artık astronomi ve

matematik kitapları Türkçe yazılmaya başlamıştır. Şiirde ve edebiyatta da Türkçe

kendini göstermişti. Fuzuli bu dönemin şairidir. Nesirde Sinan Paşa gibi bir dev

çıkmış Türkçenin yolunu açmıştır. 1500 lü yılların ikinci yarısından artık Osmanlı

entelektüel ve şairleri hemen hemen tüm eserlerini Türkçe yazmaya başlamıştır. Dil

konusunda o kadar çok kendilerine güven gelmiştir ki şair NEVAi “ Ne Acemi ne

Farsı, Acem gelsin şiir nasıl yazılır nesir nasıl yazılır bizden öğrensinler.” demişti.

Hülasa, bir dilin gelişmesi birkaç yıllık birikimle olmaz. 1299 dan 1500 yılına kadar

yaklaşık 300 yıllık bir serüvenin sonucunda bir dil kendini oluşturmuş.

Dil konusunda hassas olan tatlı su milliyetçilerinin, kucaklarında biriken sorunlara

tarihsel tecrübe ve şimdinin imkanlarıyla en ufak bir çözüm sunamamaları tamamen

kendilerinin tembelliğinden kaynaklanmaktadır. Tüm yükü, tüm suçu tarihe atmak ve

sorumluluktan kurtulma çabasında olanlara Farabi’nin ifadesi ile hitap etmeliyiz.

Nevabit..Ayrık otu..

 

Kaynak Fatih Mehmet Turhan

Gündem, 01 Ağustos 2024 17:35

Yorumlar (1)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Ednan tunç

Teşekkürler üstad02 Ağustos 2024 17:35
Tüm Yorumları Göster
BATTALGAZİ BELEDİYESPOR SAHASINDA KAZANDI: 2-1

BATTALGAZİ BELEDİYESPOR SAHASINDA KAZANDI: 2-1

MALATYA’DA FECİ KAZA: 3 ARAÇ BİRBİRİNE GİRDİ, 1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ.

MALATYA’DA FECİ KAZA: 3 ARAÇ BİRBİRİNE GİRDİ, 1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ.

Kırmızı Et Üreticileri Kararlı: ‘Söz Hakkı Sahada Olanın Olmalı.

Kırmızı Et Üreticileri Kararlı: ‘Söz Hakkı Sahada Olanın Olmalı.

Unutulmayan Lider Yazıcıoğlu İçin Gürbüz’den Güçlü Sözler.

Unutulmayan Lider Yazıcıoğlu İçin Gürbüz’den Güçlü Sözler.

KANSER YAŞ TANIMIYOR.

KANSER YAŞ TANIMIYOR.

MALATYA’NIN YAŞAYAN DEĞERLERİNE VEFA ÇAĞRISI: “KIYMET BİLMEK İÇİN GEÇ KALMAYALIM

MALATYA’NIN YAŞAYAN DEĞERLERİNE VEFA ÇAĞRISI: “KIYMET BİLMEK İÇİN GEÇ KALMAYALIM

ERZURUM’DA UYUM VE HİZMET ATAĞI: SEKMEN YÖNETİMİ PROJELERLE ÖNE ÇIKIYOR

ERZURUM’DA UYUM VE HİZMET ATAĞI: SEKMEN YÖNETİMİ PROJELERLE ÖNE ÇIKIYOR

Afişin Sessiz İsyanı: Disiplin Nerede.

Afişin Sessiz İsyanı: Disiplin Nerede.

Sami Er’den Gelecek Mesajı: “Yeşil ve Güçlü Bir Malatya Kuruyoruz

Sami Er’den Gelecek Mesajı: “Yeşil ve Güçlü Bir Malatya Kuruyoruz

Malatya’da Sanat Rüzgârı: “Kim Var?” Etkinliği Büyük İlgi Gördü

Malatya’da Sanat Rüzgârı: “Kim Var?” Etkinliği Büyük İlgi Gördü

YEŞİLYURTSPOR PLAY-OFF YOLUNDA KRİTİK VİRAJDA.

YEŞİLYURTSPOR PLAY-OFF YOLUNDA KRİTİK VİRAJDA.

Malatyalı Çiftçilere Büyük Destek: 86 Milyon TL’lik Ödeme Hesaplara Yatıyor

Malatyalı Çiftçilere Büyük Destek: 86 Milyon TL’lik Ödeme Hesaplara Yatıyor

Dünya Tiyatro Günü’nde Sanat ve Gençlik Bir Arada.

Dünya Tiyatro Günü’nde Sanat ve Gençlik Bir Arada.

Sadıkoğlu’ndan Dikkat Çeken Açıklama: “Bu Çağrıya Kulak Verin.

Sadıkoğlu’ndan Dikkat Çeken Açıklama: “Bu Çağrıya Kulak Verin.

Esnaf Odalarıyla Kritik Toplantı: Teslim Süreci Netleşiyor

Esnaf Odalarıyla Kritik Toplantı: Teslim Süreci Netleşiyor

BAŞKAN GEÇİT, AŞAĞIBAĞLAR’DA VATANDAŞLA BULUŞTU: “HER ZAMAN SAHADAYIZ”

BAŞKAN GEÇİT, AŞAĞIBAĞLAR’DA VATANDAŞLA BULUŞTU: “HER ZAMAN SAHADAYIZ”

Teknolojiye İlk Adım: Gençlik Merkezi’nde Eğitimler Başlıyor

Teknolojiye İlk Adım: Gençlik Merkezi’nde Eğitimler Başlıyor

Diploma Var, İş Yok: Ağbaba İşsizlik Tablosunu Açıkladı

Diploma Var, İş Yok: Ağbaba İşsizlik Tablosunu Açıkladı

Kayısı Varsa Hayat Var: Malatya Ekonomisi Kritik Eşikte!.

Kayısı Varsa Hayat Var: Malatya Ekonomisi Kritik Eşikte!.

Başkan Geçit: “Hedefi Olan Gençlik, Güçlü Gelecek Demektir

Başkan Geçit: “Hedefi Olan Gençlik, Güçlü Gelecek Demektir

“Nasıl Olsa Konuşur” Demeden Önce… Uzmandan Uyarı

“Nasıl Olsa Konuşur” Demeden Önce… Uzmandan Uyarı

Dişhekimleri Ağız ve Diş Sağlığının Önemine Dikkat Çekti

Dişhekimleri Ağız ve Diş Sağlığının Önemine Dikkat Çekti

MAVİ VATAN’DAN KATAR DENİZLERİNE TÜRK İMZASI

MAVİ VATAN’DAN KATAR DENİZLERİNE TÜRK İMZASI

Ortak Akıl Masası Kuruluyor: Malatya’nın Geleceği Masaya Yatırılıyor

Ortak Akıl Masası Kuruluyor: Malatya’nın Geleceği Masaya Yatırılıyor

Aksa Elektrik’ten Gençlere “Geleceğin Enerjisi” Yarışması

Aksa Elektrik’ten Gençlere “Geleceğin Enerjisi” Yarışması

BAŞKAN AKGÜN, KANAL 23’TE GÜNDEMİ DEĞERLENDİRECEK

BAŞKAN AKGÜN, KANAL 23’TE GÜNDEMİ DEĞERLENDİRECEK

Su Ürünleri İçin Kritik Dönem: Av Yasağı Başlıyor

Su Ürünleri İçin Kritik Dönem: Av Yasağı Başlıyor

Malatya’da Sitem Büyüyor: Vatandaş “Murat Gümüş’ü Arar Olduk” Diyor

Malatya’da Sitem Büyüyor: Vatandaş “Murat Gümüş’ü Arar Olduk” Diyor

Büyükşehir’den Teknoloji Atağı: Malatya Artık 7/24 Ekranda

Büyükşehir’den Teknoloji Atağı: Malatya Artık 7/24 Ekranda

Akçadağ’a Yakışır Proje: Yeni Mezarlık Alanında Çalışmalar Hızlandı.

Akçadağ’a Yakışır Proje: Yeni Mezarlık Alanında Çalışmalar Hızlandı.

Prof. Dr. Ahmet Karacalar: "Su İçsem Yarıyor Diyorsanız Lipödem Olabilirsiniz"

Prof. Dr. Ahmet Karacalar: "Su İçsem Yarıyor Diyorsanız Lipödem Olabilirsiniz"

Dijital çağ el ve bilek sağlığını bozuyor

Dijital çağ el ve bilek sağlığını bozuyor

Amgen Türkiye’den Dünya Böbrek Günü’nde  İlham Veren Yaklaşım: “Yaşam Bir Bütündür”

Amgen Türkiye’den Dünya Böbrek Günü’nde İlham Veren Yaklaşım: “Yaşam Bir Bütündür”

BAŞKAN ER, MOTAŞ PERSONELİYLE KAHVALTIDA BULUŞTU

BAŞKAN ER, MOTAŞ PERSONELİYLE KAHVALTIDA BULUŞTU

MALATYA’DA KURUMLAR ARASI MASA TENİSİ LİGİ BAŞLIYOR

MALATYA’DA KURUMLAR ARASI MASA TENİSİ LİGİ BAŞLIYOR

MALATYA’DA ANLAMLI BULUŞMALAR: MİLLETVEKİLİ ÖLMEZTOPRAK’TAN TOPLUMA DOKUNAN ZİYARETLER

MALATYA’DA ANLAMLI BULUŞMALAR: MİLLETVEKİLİ ÖLMEZTOPRAK’TAN TOPLUMA DOKUNAN ZİYARETLER

AKPINAR ÇARŞI MERKEZİ TESLİME HAZIR: BAŞKAN TAŞKIN SAHADA İNCELEDİ

AKPINAR ÇARŞI MERKEZİ TESLİME HAZIR: BAŞKAN TAŞKIN SAHADA İNCELEDİ

BAŞKAN GEÇİT, HAYVAN BAKIMEVİ PROJESİNİ YERİNDE İNCELEDİ

BAŞKAN GEÇİT, HAYVAN BAKIMEVİ PROJESİNİ YERİNDE İNCELEDİ

MALATYA’DA AYNI GÜN İKİ AYRI TRAFİK KAZASI: YARALILAR VAR

MALATYA’DA AYNI GÜN İKİ AYRI TRAFİK KAZASI: YARALILAR VAR

Eleştiriye Atasözüyle Siper: Akçadağ’da Söz Çok, İz Yok.

Eleştiriye Atasözüyle Siper: Akçadağ’da Söz Çok, İz Yok.