SİSTEM DİYE BAŞLADI, VATANDAŞA EZİYETE DÖNÜŞTÜ!
Kâğıt Üzerinde Rekor, Sahada Boş Tablo: Depozito Çıkmazı
Dün kamuoyuyla paylaşılan depozito kampanyası verileri, geri dönüşüm istatistikleri açısından oldukça parlak rakamlarla doluydu. Kâğıt üzerinde her şey tıkır tıkır işliyor, doğa kazanıyor, sürdürülebilirlik adına dev adımlar atılıyor gibi görünüyor. Ancak masa başındaki istatistiklerin vatandaşın günlük yaşamındaki karşılığına baktığımızda, gerçeğin hiç de anlatıldığı gibi olmadığını görüyoruz.
Sistemin devreye girdiği gün, ilk icraat olarak pet şişelere zam yapılması vatandaşın dikkatinden kaçmadı. Ambalaj maliyeti gerekçe gösterilerek yapılan bu artışlar, ne yazık ki meşru bir çevreci adımdan ziyade vatandaşa kesilen yeni bir fatura izlenimi yarattı. İşin daha vahim boyutu ise uygulamanın saha altyapısından ve planlamasından yoksun olması.
Sistemin nasıl çalıştığını bizzat sahada test etmek üzere evime yakın bir markete gittim. Google Play üzerinden Doa uygulamasını indirip cihazın başına geçtiğimde karşılaştığım manzara, sistemin neden aksadığının açık bir özetiydi: Önümdeki vatandaş elindeki poşetlerle yaklaşık 10 dakika boyunca işlem yapmaya çalıştı. Sıra bana geldiğinde ise cihaz depozitosu olan ambalajları tanımamaya, hata vermeye başladı. Dakikalarca cihazla mücadele ederken arkada uzayıp giden bir kuyruk ve sabırsızlanan insanlar birikti. Mevcut çalışma prensibi ve cihaz hızıyla, herkesin birer çuval ambalajla geldiği bir senaryoda gün içinde ancak sayılı birkaç vatandaş bu imkândan faydalanabilir.
Burada gözden kaçırılan çok daha önemli bir boyut var: Dijital okuryazarlığı olmayan, akıllı telefon kullanmayan ya da uygulama indirmeyi bilmeyen yaşlılarımız ve vatandaşlarımız ne yapacak? Sistemin ön şartı olarak bir mobil uygulamanın dayatılması, toplumun büyük bir kesimini daha en başından sistemin dışına itiyor ve mağdur ediyor.
Kaldı ki koca Malatya’da toplasanız ancak 5-6 noktada bu iade kutuları var. Üstelik bu noktaların bulundukları marketlerin ne kapısında, ne de çevresinde teşvik edici veya bilgilendirici tek bir görsel, yönlendirme ya da broşür yer alıyor. Sistem ilk başladığında haberini yapmış olmasak, marketin içinde böyle bir cihazın varlığından kimsenin haberi bile olmayacak. İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde bu yetersizliğin yaratacağı kaos ise çok daha büyük.
Şimdi sormak gerekiyor: Ulaşılması zor, sayısı son derece yetersiz, dijital olarak herkese hitap etmeyen ve teknik olarak sürekli aksayan bu sistem yüzünden vatandaş parasıyla aldığı ürünü mecburen çöpe atmaya devam ediyor. Madem altyapıyı kuramadınız, madem iade kanallarını vatandaşa sunamadınız; hiç olmazsa tüketiciye depozitosu olan ambalaj veya depozitosuz ambalaj seçeneği sunulsaydı! Vatandaşın alın teriyle kazandığı paranın altyapısızlık yüzünden çöpe gitmesinin vebalini kim ödeyecek?
Altyapısı hazırlanmadan, halkı bilgilendirecek tanıtımlar yapılmadan, dijital engeller kaldırılmadan ve cihaz teknolojisi oturtulmadan alelacele başlatılan her uygulama, ne kadar iyi niyetli olursa olsun vatandaşa yük olmaktan öteye gidemez. İlgili kurumların bir an önce bu iade noktalarını yaygınlaştırması, alternatif ve pratik iade yöntemleri sunması ve vatandaşı mağdur eden bu belirsizliği gidermesi şarttır.
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Gündem kategorisindeki diğer haberler

MAHALLE SİZİN, SÖZ SİZİN” BULUŞMASI KADIÇAYIRI’NDA.

BAŞKAN ER: “MALATYA’NIN HER NOKTASINDA SAHADAYIZ.

BATTALGAZİ’DE YOLLAR YENİLENİYOR, ULAŞIM KONFORU ARTIYOR.

KADİRUŞAĞI’NDA KÖPRÜ SEVİNCİ: BAŞKAN GEÇİT MÜJDEYİ VERDİ.

BAŞKAN TAŞKIN’DAN BATTALGAZİ’YE MİLLET BAHÇESİ VE NİKÂH SALONU MÜJDESİ




