Alışmanın Soğuk Yüzü: İnsan, Zamanla En Ağır Yüklere Bile Sessizce Alışıyor.
İnsan kaç kere ölür bir ömürde? Bir bomba Gazze’nin üstüne düştüğünde mi, yoksa o bombanın sesi artık ekranımızın arkasında hafif bir fon müziğine dönüştüğünde mi?
İlk zamanlar bir fırtınaydı ruhumuz. Sosyal medya akışlarımız birer çığlık meydanı, WhatsApp durumlarımız Gazze için tutulan vicdan nöbetiydi. Bir bardağı masaya koyarken duraksar, bir markanın logosuna bakarken irkilirdik. Çünkü insan olmanın ilk şartı, acıyı sıcağı sıcaklığıyla hissetmektir. Kalbimiz sızlıyor, ellerimiz titriyordu; boykot, Gazze’deki çığlığa uzattığımız tek çaresiz el, somut bir itirazdı.
Sonra ne oldu? İnsanın o en büyük, en tehlikeli yeteneği devreye girdi: Alışmak.
Gazze’de siren sesleri kesilmedi ama bizim kulaklarımız sağırlaştı. Çığlıklar bitmedi ama bizim gözlerimiz ekranı aşağı kaydırmaya başladı. Bakkal raflarındaki o ambalajlar, üstü kanlı hayaletler gibi gelirdi eskiden; şimdi sadece sıradan birer tüketim maddesi. Dün "Gazze için asla" dediklerimizi, bugün "ne değişecek ki" kılıfına uydurup sessizce çantamıza atıyoruz.
Vicdanımıza ne mi oldu? Vicdanımız ölmedi; sadece konforun, sessizliğin ve gürültülü hayatın altında ezildi. Gazze’de yanı başımızda parçalanan bedenlerin çığlığı, bizim günlük telaşlarımızın, "bir kereden bir şey olmaz" pişkinliğimizin arasında kayboldu gitti.
Boykot, sadece bir ürünü rafa geri bırakmak değildi hiçbir zaman. Boykot; "Ben bu soykırımın ortağı olmayı reddediyorum, ben hala insanım" deme biçimimizdi. Şimdi tek tük kalan o paylaşımlar, aslında yok olan insanlığımızın son nöbetçileri. Onlar bize şunu fısıldıyor: Gazze’de zulüm aynı zulüm, ama sen değiştin. Sen alıştın.
Gözünün önüne getir o Gazzeli çocuğu. Yıkıntıların arasından, toza belenmiş yüzüyle sana bakıyor. Elinde ne bir ekmek var, ne de sığınacak bir çatı. Senin o fotoğrafı ekranında geçiş hızın, onun umudunu kaybettiği an işte. O çocuk Gazze’de enkaz altında ölürken, biz burada alışarak ölüyoruz.
İnsanlığımızı bir market rafında, bir tıklamada, bir "alıştım" cümlesinde kaybettik. Ve en acısı ne biliyor musunuz? Gazze ağlarken, biz ağlamayı bile unuttuk.
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Gündem kategorisindeki diğer haberler

Başkan Taşkın, Sosyal Destek Hizmetlerini Sahada İnceledi.

Bakan Uraloğlu, Büyükşehir’de Malatya’nın Gündemini Değerlendirdi.

SAHADA DARENDE, ANKARA’DA ÇÖZÜM: ÖLMEZTOPRAK’A TAM NOT.

SİSTEM DİYE BAŞLADI, VATANDAŞA EZİYETE DÖNÜŞTÜ!

MAHALLE SİZİN, SÖZ SİZİN” BULUŞMASI KADIÇAYIRI’NDA.




